İHANET....

Aşağa gitmek

İHANET....

Mesaj tarafından esra Bir Çarş. Ara. 30, 2009 9:13 am

Izdırapla kavruluyordu ruhum sanki. Kalbimi şeytana satmışçasına, içimde herkese kin besliyor, kalbim güzelliklerden adeta nefret ediyordu. Dünyam kararmış yaşam ışıklarım sönmüştü. Bir derin çukura yuvarlanmış gibi hissediyordum kendimi. Hareket etsem derinlere gömüleceğimi zannediyor, içimdeki isyanı bastırdıkça, ruhumu hüsranlara gömüyordum sanki. Ağlamak için gözyaşlarına ihtiyacım vardı. Kurumuştu gözyaşlarım ağlayamıyordum. Gülmek için dudaklarımı oynatsam, acı acı haykırıyordum. Sevgi ölmüştü içimde. Etrafıma saçtığım neşe şimdi bana ızdırap veriyordu.
Aldatılmıştım. Sevgi bahçemin çiçekleri solmuş, güneş bulutların arkasına saklanarak utancını dile getirmişti. Sevgisiz bir hayattan ne bekleyebilirdi insan. Ben de bir şey beklemiyordum zaten. Sabırla metanetle kalbimin yaraları kabuk bağlasın diye bekliyordum. Her dakika kanayan bir yara nasıl iyileşebilirdi ki.
Onu düşünmekten kendimi alamıyor, kalbimin yeşeren tomurcuklarının kurumasına mani olamıyordum. Sevgisiz kalmıştım, ama yaşıyordum. Nasıl yaşadığımı kendimde bilmeden, acıların dikenli gömleğini sırtımdan çıkaramadan yaşıyordum.
Beni bırakıp gitmesine razı olabilirdim. Hiç sebepsiz çekip gitmesini hoş karşılayabilirdim. Hatta” Seni sevmiyorum, bu sevgi burada bitti” bile demesi, incitmezdi beni. Birbirimizi sevmiştik. Zorla güzellik olmaz diyerek kalbimin kapılarını kapamaya çalışırdım. Hayır, çalışmaz kapatırdım.
Onu bırakabilmek için senelerimi verdim. Her acının arkasından gene af ediyor, ızdırap kuyusunun sonsuz karanlıklarından kendimi çıkarmaya uğraşıyordum. Seviyordum aptalcasına, sanki acı çekerken mutlu olurcasına seviyordum. Delirmiştim. Her kusurunu affediyor, her yalanına inanıyor, her güzel sözünü hakikat zannediyordum. Ailemden uzaklaşmış, yavaş yavaş kuruyan kalbimi gözlerden saklamayı başarmıştım. O da bütün bunlardan cesaret alıyor, beni daha çok ezmek için uğraşıyordu. Beri yandan durmadan çok sevdiğini söylüyor, belki de için için alay ediyordu. Kalbim ve bedenimle yok olmaya başlamıştım. Eriyor yok oluyordum. Yüzüme yalancı mutluluk maskesini takıyor, ızdırabımı derinlere gömmeye uğraşıyordum. Hayır, artık tahammülüm kalmamıştı. Daha fazla kendime yalan söylemeye hakkım yoktu. Ve bir gün kendi kendime karar verdim. Ya bu ızdıraplı hayatıma son verecek ya da onu bırakacaktım. Bütün olmazın olmazlarına rağmen onu bırakmaya karar verdim. Karar vermek senelerimi, unutmak, ömrümü aldı. Pişman değilim pranga mahkûmuydum, zincirlerim kırıldı. Kalbimi sormayın onun adını bile anmak istemiyorum…
Seni çılgınca seviyorum. Sensiz yapamam Bu aşktan başka bir şey derken, başka tarafta başka kollarda avunmak. Vuslat ateşini başka kollarda söndürmek, hayatın dar ve sıkıcı yollarında beni yürütürken geniş ışıklı yollarda gururumu yerlere savururcasına el ele tutuşup gezmek. Bu riyakârlığı nasıl yapabildiğini anlamadan, uzun yıllarımı haince harcayan, beni mahvedene karşı içimde sevgi kalabilir mi?
Evet, o benim ilk aşkım ilk sevdamdı. Onu bırakıp giderken nasıl ağlıyor, seni seviyorum diye yalancı hıçkırıklara boğuluyor gözyaşlarıyla benim tertemiz kalbimi yumuşatmaya uğraşıyordu. İşte bu bardağı taşıran son damlaydı.
Bana belki soracaksınız. Seni aldatan yalan söyleyen bu alçak için hala, neden kabin kanıyor diye. Kalbim böyle bir insanı affetmediği gibi, sevmek cüretini de gösteremez artık. Ben sadakatimle aptallığıma kızıyorum. Gururumun billur parçaları gibi, kırılıp yok olmasından yakınıyorum.
Kinin adını bile bilmeyen ben, sevdaya düşman oldum. Kinlendim. Bundan sonra gene yaşayacağım ama hayatımı hiçbir sevgi uğruna perişan etmeyeceğim. Sevgisiz yaşanmayacağını biliyorum
. Vücudumuzda kanımız dolaştığı kalbimiz attığı müddetçe seveceğiz bunun adı aşk olmayacak ama sevgi daima bizimle beraber olacak.
Tüm sevgilerim sizlerle olsun.

esra

Mesaj Sayısı : 23
Kayıt tarihi : 30/12/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz